admin On Şubat - 28 - 2010

Annem sonunda kreşe gitmeme karar verdi…Nazife Teyzemden ayrılacagım…Kreş Araştırırken nelere dikkat ederiz..iste google buldugum sonuçlar.

Çocuğumuza olan sevgimizi asla esirgemeden, yapmamız gerekenler:

•Okula göndermeyi kararlaştırırken, onu okul hakkında bilgilendirin ve hazır olmasına yardımcı olun.Gerek hazırlanma sürecinde, gerekse okula başladıktan sonra çocuğunuzla herhangi bir konuda konuşurken ayrıntılara girmemeye özen gösterin. Onunla kısa ve özlü konuşmalar yapın. Örneğin, “ben okula gitmek istemiyorum” dediğinde, (ona acıyan yüz ve anlatım ifadesi kullanmadan) adeta bir yetişkinle konuşurcasına, “diğer arkadaşlar gittiğine göre, okula gitmemiz gerekir” denebilir. Yani anlatımdaki özellik; “ . . . . . . .olduğu için, böyledir.” pratikliğini kazanmaktır.

•Sözel anlatımınız genellikle ben dili, sen dili olmayıp BİZ DİLİ olmalıdır. Böyle uygulamalarda konuşmanın daha etkili olduğu görülür. Örneğin; “Hayır! Onu almıyoruz… Biz onu buraya koyuyoruz.Haydi koyalım mı?.. Oyuncaklarımızı yerine koyuyoruz. ..” gibi. Böyle konuşmaya başladığımız ilk zamanlarda onun yapmasını beklediklerimiz için, kendisi ile birlikte yaparak ona yardımda bulunmamız, yapması gerekenleri öğrenmesine ve sorumluluk bilinci kazanmasına yardımcı olacaktır. Bütün uğraşlara karşın oyuncak toplamaya yanaşmıyorsa, oyuncakları toplamayı biz üstlenmemeliyiz. Oda dağınık bırakılmalıdır. Daha sonra, istediği bir şeyi yerine getirmeyip, ancak odayı toplaması koşulu ile bunu sağlayabileceğimizi söylemeliyiz.

•Çocuğumuzu ilk günlerde, okula bırakma sırasında; bizler gibi, onun da üzülmesi için ince duygularını harekete geçirmek istercesine, ayrıntılı konuşmalar yapmamalıyız. Örneğin; “şimdi ben gidiyorum… Haydi anneyi/babayı öp. . . Bir de buradan öp. . Sakın yaramazlık etme….Yemeğini ye…Öğretmenini dinle… İyi dersler…Arkadaşlarınla iyi geçin e mi bebeğim.” Eğer dikkat edilirse çocuk, sıralanan sözleri yalnızca dinler görünmektedir. Bu durum bile sıkıntı yarattığından olsa gerek, “bana söyleyeceğin bir şey var mı?” gibi ayrıntılı konuşmalar ve uygulamalar sanki onun ağlamasını başlatmak için yapılmaktadır. Yapılması gereken ise; “Haydi beni öp, ben işime gidiyorum, iyi günler..” gibi kısa bir konuşma olmalıdır. Çocuğunuz ilk günler ve daha sonraki bırakmalar sırasında ağlayabilir. Bu ağlamalar genellikle yuvayı beğenmemesi nedeniyle olmayıp, o gün anne/baba ile kalma isteğinin ağır basması ile ilgilidir. İyi bir incelemede gözünden yaş da gelmeden basılan yaygaralar duyulur. Bu durumda anne/baba kararlı olmalı ve çocuğu öğretmene teslim edip uzaklaşmalıdır. Yuva öğretmeni onu sakinleştirecek yöntemleri bildiği için bu ağlama 5 ya da 10 dakika sonra kalmayacak, çocuk oyuna dalacaktır. Daha sonraki günlerde de onu ağlar durumda bırakmak aile bireyinin duygusallığına aykırı olsa da, bu yöntem uygulanmalıdır ki çocuk, ailesine karşı kullanmayı düşündüğü yolun geçerli olmadığını benimseyerek, okula gitmek, oyuncaklarla ve arkadaşlarıyla oynamaktan hoşlansın.

•Akşam okuldan alındıktan sonra ya da eve gidildiğinde soru bombardımanına tutmak, onun hiçbir şey anlatmamasına neden olabilir. Evine kavuşmanın sevincini yaşayan çocuğun, anne/baba ile bir şeyler yapma isteği baskın olduğu için pek konuşmak istemeyebilir. Eve gelindiğinde el-yüz yıkama ve giysi değiştirmeden sonra mutlaka en az 15-20 dakika, sevdiği oyuncakları yayarak onunla oturup oyun oynanmalıdır. Özellikle annesi ile böyle bir oyun paylaşımında bulunmak, ruhsal bakımdan anne-çocuk ilişkisini daha da güçlendirecektir.

•Bazı çocuklar anneye çok bağımlıdır adeta onun eteğini ya da elini hiç bırakmak istemezler. Aslında bu durum, annenin çocuğa karşı aşırı bağımlılığı ile oluşmaktadır. Bu yapıdaki bir çocuğu okula başlatırken ilk birkaç gün onunla birlikte okul içinde, bulunduğu ortamda birlikte bulunulmalı ve gün içinde yavaş yavaş ondan uzaklaşma stratejileri geliştirilmelidir. İlk günkü uzaklaşma; bulunduğu yere biraz uzakta oturma, daha sonra dışarıda bir yerde oturarak onun beklendiği imajını kazandırma ( bu durumda zaman zaman canı istediğinde, gelerek anneyi görüp daha sonra giderek oyununa katılır). Birkaç gün sonra okula iyice ısındığı anlaşılınca; “ben şimdi karşıdaki marketten . . . . . . almak istiyorum. Daha sonra gelip seni alacağım. Sen oyununa devam et, ben seni alıp eve götüreceğim” gibi kısa ve öz bir söylemle ayrılma denemeleri yapılmalıdır.

•Çocuğunuz okula alıştıktan epey bir süre sonra “ben artık okula gitmek istemiyorum” diyebilir ya da “okulda . arkadaşım . . . . . bana vuruyor, çimdikliyor, . . . . . yapıyor” gibi bahaneler uydurabilir. Bu tür bahaneler genellikle okula gönderilmemesi için hayal gücünü ortaya koyması ile ilgili olduğu halde, anne-baba ya da diğer büyükler “ bizim çocuğumuz hiç yalan söylemez” gibi düşüncelerle ona inanır. Ayrıca okula gitmeme isteği karşısında neden ve niçinler sıralandıkça o negatif yanıtlar ve huysuzca davranışlarında ısrar eder. Çünkü bu yolu denemesindeki neden, okula gitmeyip hafta sonunda olduğu gibi anne-baba ya da diğer büyüklerle bir arada kalma isteğidir. Onun için okulun önemli olduğunu düşünen anne, ev hanımı olsa bile, asla ödün vermemelidir. Çalışan anne dışında anneanne ya da babaanne de onu eve almak ve birlikte olmak düşüncesiyle annenin koyduğu prensibi bozmak istercesine, ona arka çıkmamalıdır. Çocuk; kafasında oluşturduğu düşüncenin gerçekleştiğini bir kez bile yaşarsa, aynı durumu gerçekleştirebilmek için sürekli, aynı tutum ve davranışları yineleyerek zafer kazanmak isteyecektir. Böyle bir olumsuzlukla karşılaşılan durumda kesin kararlılığımızı ona benimsetmeliyiz. “Arkadaşların ve her çocuk okula gittiği gibi sen de okuluna gitmelisin. Ben böyle istiyorum.” gibi.

•Okulla ilgili olumsuzluklar saptamışsanız bunu okul yetkilileri ile görüşmenizde yarar olacaktır. Bu saptamalarda onu okuldan almak, en son verilecek bir karar olmalıdır. Çünkü bilim adamlarının görüşüne göre çocuğun ruhsal durumuna, 3 faktör olumsuz etki yapmaktadır: Ev taşınması, okul değiştirme ve öğretmenin değişmesi. Bu tür oluşumlarda dikkat edilmesi gereken ise; beliren yeni faktörün öncekine göre iyi ya da kötü olan durumudur. Genellikle; taşınılan yeni ev, değiştirilen okul, değişen öğretmen, eskisini aratmayacak özelliklerde ise çocukta pek bocalama yaşanmaz ve kısa sürede yeni duruma uyum sağladığı, hatta eskisini pek aklına getirmediği görülür.

•Çocuğunuz “okula gitmek istemiyorum” örneğinde olduğu gibi herhangi bir isteğini elde etmek için aşırı ağlıyor, yerlerde tepiniyor, kendini yere atıyorsa ya da sizlere vurmaya başlıyorsa böyle durumlarda onunla ilgilenmeyip uğraştığımız işle baş başa kalışımız ve onunla konuşmamamız, giriştiği eylemin sonuç vermemesini sağlayacaktır. Dikkat çekemeyen çocuk eylemlerini bir süre sürdürdükten sonra vazgeçecektir.

•Bazı zamanlarda çocuğun uyku sırasında, sıçradığı ve gündüz yaşadıklarıyla ilgili sözler söylediği görülür. Bu, gerçekten gündüz yaşadıkları ile ilgilidir. Paniğe kapılmadan birkaç kez başını okşayarak“bir şey yok, haydi uyu yavrum” diyerek yeniden uyuması sağlanabilir. Bu durumda, okulda kötü şeyler yaşadığı değil, rüya gördüğü düşünülmelidir.

•Anne ya da babadan birinin görüşü diğerine uymayınca çocuğun yanında tartışılmamalıdır. Ayrı bir ortamda ortak görüşe varılmaya çalışılmalıdır. Ayrıca anne-baba ya da diğer büyüklerden birinin, çocuğun bir davranışı karşısında karar verdiğinde diğeri o kararı bozacak söz ve davranışlar sergilememelidir. Bu gibi durumlarda çocuk, kendi çıkarına göre bir kişiyi dost, diğerini ise düşman olarak kabullenecektir.

Yukarıda belirtilenler anne-babalarımıza ve özellikle annelerimize kabul edilemez şeyler olarak gelebilir. Sorunlardan bazılarının çözümü için önerilenler onlar için kolay kolay yapılacak şeyler olarak görülmeyecek ya da uygulanmayacaktır. Çünkü bebeklikten bu yana annenin duygusallığı hep ön planda olmuştur. Genel olarak onlar babalar kadar sabır gösteremezler. Bu durumlarda bile eşlerini etkileyip, her bakımdan beğenerek çocuklarını verdikleri yuvadan almak isteğinde bulunabilirler. Aslında akılcı düşünüldüğünde, isteklere ters düşen küçük, ama kendimize göre büyük olan şeyler için okuldan almaya kalkışlar nereye kadar sürebilir? Okula gitmemek, evde ya da büyük anne ya da dedenin yanında kalmak için uydurduğu bahaneler doğrultusunda onun isteğinin karşılanmasını sürdürmenin sonunda, ilköğretim çağında da aynı durumun oluşacağı düşünülmelidir. Bu süreçteki isteksizliğin, öğrenimini aksatabileceği de ayrıca düşünülmelidir. Okula gitmek istemeyen, ödevlerini yapmak istemeyen, ders çalışmak istemeyen bir çocuk karşısında ne yapılacaktır?
Anne-babalığın, özellikle anneliğin, çok zor bir sanat olduğunu sıkça vurgulayan bir kişi olarak, anne-babaların çok sabırlı olmaları önerilebilir. Sabırla; oluşan olaylara göğüs gerip, çocuğun, yeni durumlara nasıl olsa alışacağını ve kendinde var olan güçlere güç ekleyeceğine inanmak gerekir.

Psikolog Acar PİJİ
Zürafa Yuva Acıbadem-Çamlıca

Related posts:

  1. Eyvah Uykum Kaçtı
  2. Bebeklerde Uyku Düzeni
  3. Annem…..
  4. Bahar Çocuk Hastalıkları
  5. Bebeginiz Mutlu Etmenin Yolları

Yorum bırakın

Reklamlar
Hediye Demeti

Arama

Günlüğümden

IMG01487-20111217-1649

Haftasonu Çikolata Kursu

Annemle birlikte  BiscottiMIA çikolata kursuna katıldık.Tek erkek olmama rağmen çok eğlendim. Gulin Abla  bize kurabiye öğretti. Gamze Abla  da bize çikolata yapmayı öğretti.Çok güzel bir yer katılımcı sayısı az olduğu daha zevkli ve çikolatalarımız ,kurabiyelerimiz kendimiz yaptık.Kesinlikle tavsiye ederim.

005_b

Let İt Snow Deneyin

Google çok güzel bir özellik ,,deneyin google arama yerine “let it snow” yazın cok güzel kar yağıyor “Google gravity” yazdınız mı? Tüm bunları muhtemelen artık biliyor olmalısınız. Ama Google, şimdi de, mevsime uygun bir biçimde yeni bir sürprizle karşımızda. Arama kutusuna ”let it snow” (kar yağdır) yazın… Bir anda kar tanelerinin tarayıcı pencerenize yavaş yavaş [...]

hediye-operasyonu-2

Hediye Operasyonu

Annem birlikte haftasonu Hediye operasyonuna gittik.çok eğlenceli çizgi  film. Yeni yıl öncesi nobel babayı güzel zaman geçirmek için ideal bir çizgi film. Christmas gecesi Kuzey Kutbundaki Noel Baba’nın en küçük oğlu acil bir görev için babasının araçlarından yardım alır ve macera başlar

39526_102944406439346_100001713610287_23172_6754676_n

Mantı Yemek İsterseniz

Birlik mahallesinde çok güzel bir mantıcı var. 5 yıldır sürekli gidiyoruz. İnanılmaz taze ve lezzetli mantı yapıyorlar.Özellikle tepsi mantısı özenle hazırlanıyor. Kesinlikle tavsiye ederim. İletişim Bilgileri :Birlik Mah. 435. Cad. No.: 42/D Çankaya / Ankara 0 312 496 38 38 0 312 495 66 77

disney-live-mickeynin-çılgın-yolculuğu

Mickey’in Çılgın Yolculuğu İstanbul’a Geliyor

Disney gösterileri hep İstanbula geliyor.Ankara genelde böyle etkinlikler malesef gelmiyor.Annem gitmeyi planlıyoruz . Disney’in yepyeni gösterisi Disney Live ! Mickey’in Çılgın Yolculuğu’nda Mickey Mouse ve arkadaşları 19 Ocak – 5 Şubat 2012 tarihleri arasında bütün çocukları aileleriyle birlikte; harika müzikler, göz alıcı koreografi ve inanılmaz güzellikteki sahneler eşliğinde, kahkaha ve sürprizlerle dolu bir yolculuğa, unutulmaz, [...]

Alvin-and-the-Chipmunks-3D-4

Alvin ve Sincaplar: Eğlence Adası

Bu haftasonu sinemaya gittik .yeni film gelmiş cok guzeldi.Yer bulmakta çok zorlandık.bundan sonra erken gidecegiz.sizede iyi seyirler. Genelde Panora Cinebonus tercih ediyoruz. Panora Cinebonus iletişim bilgileri: Adres: Turan Güneş Bulvarı No: 182/212 – Panora Alışveriş Merkezi Telefon: (312) 4916465 Film Konusu ; Alvin ve sevimli sincap arkadaşları geri dönüyor! Lüks bir Mavi Yolculuk gemisinde, ortalığı [...]

Twitter Mesajları